Teorik Bakıştan Cari Açık ve Bütçe Açığı

Young couple counting money
Young couple counting money --- Image by © R. Holz/zefa/Corbis

Çalışmanın bu kısmında öncelikle ikiz açıklar kavramına kısaca yer verilecek, daha sonra da iktisadi görüşlerden Keynesyen Geleneksel Yaklaşım ve Ricardo’cu Denklik Yaklaşımlarının ikiz açıklar ile olan teorik ilişkisine yer verilecektir.

İlk olarak ikiz açıklar hipotezinin arkasındaki teorik ilişkiye değinelim, buna dış ticaret yapan bir ekonomideki basit ilişki aşağıdaki denklemdeki gibi olacaktır.

Y=C+I+G+(Ex-Im)

            Burada, Y ulusal gelir, C tüketim harcamaları, I yatırım ve G kamu harcamalarıdır. Ex, ihracat ve de Im, ithalat bu iki değişken arasındaki fark da dış ticaret dengesini vermektedir. Öte yandan ulusal gelir bir başka bir denklem yardımıyla da ifade edilebilmektedir;

C+S+T=C+I+G+(Ex-Im)

Yukarıdaki ilişkiyi toparlanırsa;

(Im-Ex)= (I-S)+(G-T)

Bu eşitliğin ifade ettiği ilişki, dış ticaret açığı, özel tasarruf ve yatırım dengesiyle bütçe dengesinin eklenmesiyle elde edildiğinin göstergesidir. Ceteris-Paribus, tasarruf-yatırım dengesi olursa, dış ticaret ile bütçe dengesi arasındaki temel ilişki ortaya çıkacaktır. Kısacası, bütçe dengesinin bozukluğu, dış ticaret açığını arttıracaktır. Ödemeler bilançosunu kısaca hatırlarsak dış ticaret kaleminin cari açık hesabına ait olduğunu dolayısıyla bütçe dengesinin bozuluşunun cari açığı tetiklediğine dair bir ilişkiyi denklemler yardımıyla elde etmiş oluruz.

Keynesyen görüş (geleneksel görüş) bütçe açığı ile cari açık arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu söylemektedir. Bu ilişkiyi iki şekilde ifade eder, (Dibooğlu: 1994, s.3-4).bunlardan birincisi, Keynesyen gelir-harcama yaklaşımıdır, yukarıdaki denklemde de yer alan vergi geliri bozuluşu ve kamu harcamalarındaki artış sonucu cari açıklar artmaktadır. Bu mekanizma Akbostancı ve Tunç’un (2001) , çalışmasında şu şekilde ifade edilmiştir, bütçe dengesinin vergi ve kamu harcamalarıyla bozulması sonucu, ulusal gelir artışı olacak ve bununla beraber de yabancı mallara olan talep artacaktır. Bunun sonucunda da ithalat uyarılacak dış ticaret dengesini bozacak ve sonuç olarak cari işlemler dengesinde açık verilmesine neden olacaktır. Öte yandan diğer ifade, Mundell-Fleming modeliyle oluşturulmaktadır. Bu model temel olarak bütçe açıkları cari işlemler dengesinde açıklar verilmesine neden olmaktadır, kamu harcamalarının artması  ya da vergi geliri azalışı sonucu bütçe dengesi bozulmaktadır,’’ bununla birlikte toplam talep artar ve faiz oranları yükselir’’(Yücel, Ata,2003:5), bu yükseliş sermaye hareketliğini uyarır, bunun sonucunda sermaye girişiyle yurt içi para değerlenir, böylece ithalat ucuzlayıp artar, ihracat azalır, çünkü artık yabancı mallar yerli mallara göre daha ucuz hale gelmiştir. Sonuç olarak, dış ticaret dengesinin bozulmasına yol açar ve cari işlem dengesi hesabında açık verilmesine neden olur. Son olarak, bir literatür kısmında da yer verilen ülkemizden bir çalışma ile aslında geleneksel görüşteki aktarım mekanizmasına bakılabilinir;

Adsız

Şekilde de görüldüğü gibi, vergi gelirleri azalışı ya da kamu harcamaları artışı ile, kısacası kamu harcamalarının gelirlerinden fazlalaşması ile bütçe dengesi bozulmaktadır. Bunun mekanizmadaki yansıması ise, faiz oranları artışı yabancı sermaye girişi, ulusal para değer kazanışı ve dış ticaret dengesinin bozularak, cari açıklara neden olmasıdır.

Diğer yandan Ricardo’cu Denklik Yaklaşımı ikiz açıklar hipotezine ait diğer bir yaklaşımdır. Buna göre, ikiz açıklarda bahsi geçen, bütçe açığı ve cari açık arasında bir ilişkisinin var olmadığını öne sürmektedir. Bunun arkasında yatan mantık da şu şekilde kurulmaktadır, ‘’tüketiciler rasyonel beklentileri olan ve bugünkü vergi gelirlerindeki azalışları gelecekteki vergi artışlarıyla telafi edebileceklerdir. Dolayısıyla bugünkü bir vergi indiriminden kaynaklanan harcanabilir gelirdeki artış, tüketimdeki bir artış ile sonuçlanmayacaktır. Çünkü rasyonel beklentilere sahip birey, bugünkü harcanabilir gelirdeki artısı gelecekte vergilerde oluşacak artışı telafi etmek için tasarruf edecektir. Böylece vergi gelirindeki azalmadan kaynaklanan bütçe açıkları ile cari açıklar arasında bir bağlantı yoktur. Fakat bu yaklaşım vergi gelirindeki değişmeye karsın kamu harcamalarının değişmediği varsayımı ile geçerli olmaktadır.’’ (Zengin, 2000, s.40)

 

            Varsayımdan hareketle, devletin kamu harcamalarını sabit tutup, vergiyi oranlarını düşürmesi (tam tersi durum da geçerlidir) bütçe dengesinde açık verilmesine neden olacaktır. Devlet bu durumu finanse ederken borçlanma ve vergilere başvurur. Devlet finanse için tahvil satar ancak bireyler devletin bu girişimini gelirlerinde bir artış olarak görmezler. ‘’Kamu, borçlanmayı tercih etse dahi bireyler bu sefer de, bugünkü borçlanmanın yarın vergilerde bir artış ile sonuçlanacağını tahmin ederler. Böylece, devlet harcamalarının değişmediği varsayımı altında devlet borçlanmaları yada bütçe açıkları özel tüketim davranışı üzerinde bir etkiye sahip değildir ‘’(Bilgili ve Bilgili: 1998, s.9).

Etiketler

Hakkında: Semih Barış Karakuş

Semih Barış Karakuş

Ege Üniversitesi İktisat Bölümü Mezunu, aynı zamanda aynı fakülteden İşletme Bölümü (Çift Anadal) mezunudur. Stockholm School of Economics in Riga'da değişim öğrencisi olarak bulunmuştur. Mezuniyetinin hemen ardından Deloitte DRT Bağımsız A.Ş. şirketinde Vergi Asistanı olarak çalışmaya başlamıştır. Deloitte'tan Maldivler'e giderek çalışma hayatına turizm sektöründe yer alan Ayada Maldives otelinde Asistan Finansal Kontrolorü/Müdürü olarak devam etmektedir. Öğrencilik yılarında birçok akademik yarışmaya katılmış ve çeşitli ödüller almıştır.

You may also like...

0 thoughts on “Teorik Bakıştan Cari Açık ve Bütçe Açığı”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>